Resulullah’a İtaat

Yaşar Kandemir hocamızın 1995 Ekim ayında Altınoluk Dergisi’nde yayınlanan makalesi. (Sayı: 116 Sayfa: 024)

Allah’a inanan ve itaat eden bir müslüman, Resûlullah’a da inanmak ve itaat etmek zorunda olduğu halde, bazı akl-ı evveller, Peygamber’e itaat meselesine böyle bakmıyorlar. Kendisine itaat edilmesi gerekenin sadece Allah olduğunu söylüyorlar. Âyetlerde geçen Peygamber’e itaatemrinin, onun getirdiği dînî, Kur’ân’ı kabul etmek olduğunu ileri sürüyorlar. Peygamber aleyhisselâm’ın, Kur’ân’da olan emir ve yasakların dışında yeni bir hüküm getiremeyeceğini iddia ediyorlar. Peygamber’e itaatin, sağlığında kendisine, vefatından sonra da sünnetine uymak olduğunu belirten ve bu itaatin aynı zamanda Kur’ân’ın temas etmediği konularda Resûlullah’ın ortaya koyduğu esasları kabul etmek anlamına geldiğini söyleyen İslâm âlimlerine karşı çıkıyorlar. Diğer bir ifadeyle, hadîs-i şerifleri tamamen devre dışı bırakıyorlar.

Bu konuda daha önce muhtelif defalar sohbet etmiş, Kur’ân-ı Kerîm’de Peygamber’e itaatkonusunda onlarca âyet bulunduğunu söylemiştik. Bu sohbetimizde, Allah Teâlâ’nınPeygamber’e itaat konusundaki bazı emirlerini, sûrelerin sırasına göre okuyacağız.

Bu yazının, bulundukları yerlerde Resûlullah sevgisini gönüllere fidelemeye gayret eden, onun sünnetinin ve hadislerinin vazgeçilmezliğini anlatmaya çalışan kardeşlerime faydalı olacağına inanıyorum. Sûret-i Hak’tan görünerek, “bize Kur’ân yeter” diyenlere bu 32 âyeti göstermeliyiz. Bu kadar sûrede, bu kadar defa Allah Teâlâ’nın Rasûlü’nü kendi adıyla birlikte anmasının vekendisiyle birlikte ona da itaat edilmesini emretmesinin, hatta bazan sadece Resûlü’nden bahsederek ona itaat edilmesini buyurmasının elbette bir mânâsı olmalıdır, diyerek herkesi bu âyetler üzerinde düşünmeye dâvet etmeliyiz.

Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’inde şöyle buyuruyor:

1. “(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarımızı bağışlasın.” [Âl-i İmran sûresi (3), 31]

2. “De ki: Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.” [Âl-i İmran sûresi (3), 32]

Birbiri ardından gelen bu iki âyette, önce Allah sevgisinden bahsediliyor ve bu sevginin itaati gerekli kılacağı hatırlatılarak Allah’a ve Peygamber’e uyup itaat etmenin vazgeçilmezliği belirtiliyor.

3. “Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.” [Âl-i İmran sûresi (3), 132]

4. “Kim Allah’a ve Peygamberi’ne itaat ederse, onu, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada sûresiz kalmak üzere; işte büyük kurtuluş budur.” [Nisâ sûresi (4), 13]

5. “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e ve sizden olan ülü’1-emre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, Allah’a ve âhirete gerçekten inanıyorsanız, onu Allah’a ve Rasûlü’ne götürün. (Onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı hem de netice bakımından daha güzeldir.” [Nisâ sûresi (4), 59]

6. “Hayır, Rabbine yemin ederim ki, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem kabul edip sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan onu kabullenmedikçe,iman etmiş olmazlar.” [Nisâ sûresi (4), 65]

7. “Kim Allah’a ve Rasûl’e itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine lutuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîklar, şehidler ve sâlih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!” [Nisâ sûresi (4), 69]

8. “Kim Rasûl’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik.” [Nisâ sûresi (4), 80]

9. “Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab’ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!” [Nisâ sûresi (4), 105]

Bu âyet-i kerîme, Peygamber Efendimizin verdiği hükümlerin ilâhî vahyin kontrolünde olduğunu göstermektedir.

10. “Allah’a itaat edin. Rasûl’e de itaat edin ve (kötülüklerden) sakının. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz, bilin ki Rasûlü’müzün vazifesi apaçık duyurmak ve bildirmektir.” [Mâide sûresi (5), 92]

11. “Siz gerçek mü’minler iseniz Allah’tan korkun, aranızı düzeltin, Allah’a ve Rasûl’üne itaat edin.” [Enfâl sûresi (8), l]

12. “Ey iman edenler! Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin; işittiğiniz halde O’ndan yüz çevirmeyin.” [Enfâl sûresi (8), 20]

13. “Ey iman edenler! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Rasûlü’ne uyun.”[ [Enfâl sûresi (8), 24]

14. “Allah’a ve Rasûlü’ne itaat edin: birbirinizle çekişmeyin.” [Enfâl sûresi (8), 46]

15. “Mü’min erkeklerle mü’minin kadınlar birbirlerinin yardımcılarıdır. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkorlar; namazı kılar, zekâtı verirler; Allah’a ve Rasûlü’ne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir.” [Tevbe sûresi (9), 71]

16. “(Bazı insanlar:) “Allah’a ve Peygamber’e inandık ve itaat ettik” diyorlar; ondan sonra da içlerinden bir kısmı yüz çeviriyor. Bunlar inanmış değillerdir.” [Nûr sûresi (24), 47]

Bu âyet-i kerîme, sadece diliyle “Allah’a ve Peygamber’e inandım” demenin yeterli olmadığını ifâde etmektir. Mü’min olabilmek için herşeyden önce gönlüyle iman etmek, ibâdeti ve yaşayışıyla inandığını ispat etmek ve her mes’elede Allah’ın ve Rasûlü’nün hükmüne gönül hoşluğu ile razı olmaktır.

17. “Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Rasûlü’ne davet edildiklerinde, mü’minlerin sözü ancak <işittik ve itaat ettik> demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.” [Nûr sûresi (24), 51]

18. “Her kim Allah’a ve Rasûlü’ne itaat eder, Allah’tan korkar ve O’na karşı gelmekten saygı ile sakınırsa, işte kurtuluşa erenler bunlardır.” [Nûr sûresi (24), 52]

19. “De ki: Allah’a itaat edin; Peygamber’e de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamber’in sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber’e düşen, sadece açık seçik duyurmaktır.” [Nûr sûresi (24), 54]

20. “Namaz kılın; zekât verin; Peygamber’e itaat edin ki merhamet göresiniz.” [Nûr sûresi (24), 56]

21. “(Ey mü’minler!), Peygamber’i, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın… artıkPeygamberin emrine karşı koyanlar, başlarına bir fitne gelmesinden veya kendilerine korkunç bir azabın isabet etmesinden kaçınsınlar!” [Nûr sûresi (24), 63]

22. “Yemin ederim ki, sizin için, Allah’ın huzuruna çıkmayı umanlar, âhiret gününe inananlar ve Allah’ı çok çok ananlar için Allah’ın Rasûlü güzel bir örnektir.” [Ahzâb sûresi (33), 21]

Bu âyet-i kerîme, Hz. Peygamber’in hem sözleriyle hem de fiil ve hareketleriyle bize delil ve örnek olduğunu, kendisine uymanın ve itaat etmenin kaçınılmazlığını açıkça ortaya koymaktadır.

23. “Allah ve Rasûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Rasûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” [Ahzâb sûresi (33), 36]

24. “Kim Allah’a ve Rasûlü’ne itaat ederse, büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” [Ahzâb sûresi (33), 71]

25. “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e de itaat edin ve yaptıklarınızı (amellerinizi) boşa çıkarmayın.” [Muhammed sûresi (47), 33]

26. “Kim Allah’a ve Peygamber’ine itaat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cen-netlere koyacaktır. Kim de yüz çevirirse, onu acı bir azâb ile cezalandıracaktır.” [Fetih sûresi (48), 17]

27. “Ey iman edenler! Allah’ın Rasûlü’nün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.” [Hucurât sûresi (49), l]

Allah’ın ve Rasûlü’nün önüne geçmemek demek, söylenen söz, yapılan iş ve çıkarılan hükümlerde Hz. Peygamber’e aykırı davranmamak, ona karşı saygılı olmak ve ona uyup itaat etmek demektir.

28. “Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinden fazla yükseltmeyin ve birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi, ona yüksek sesle hitap etmeyin ki, farkına varmadan amelleriniz değerini kaybetmesin.” [Hucurât sûresi (49), 2]

29. “Eğer Allah’a ve elçisine itaat ederseniz, Allah amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez.”[Hucurât sûresi (49), 14]

30. “Allah’a ve Peygamber’ine itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdârdır.” [Mücâdele sûresi (58), 13]

31. “Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ondan sakının.” [Haşr sûresi (59), 7]

Bu âyet-i kerîme, Peygamber aleyhisselâm’a itaat konusundaki âyetlere açıklık getirmekte, ona itaatin bir sınırı bulunmadığını belirtmekte ve Rasûlullah’ın buyurduğu her şeyi “başım gözüm üstüne” diyerek yapmaya mecbur olduğumuzu ve bunu Allah Teâlâ’nın emrettiğini hiçbir itiraza yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya koymaktadır.

32. “Allah’a itaat edin, Rasûlü’ne de itaat edin; yüz çevirirseniz, bilin ki, Rasûlümüzün görevi sadece apaçık bir tebliğdir.” [Tegâbün sûresi (64), 12]

Demek oluyor ki, Resûl-i Zîşân’a itaat etmeyen kimse Allah’a itaat etmemiş olur. Allah’ın Kitabı’na sarılmak nasıl bir görevse, Rasûl-i Kibriya’nın sünnetine sarılmak da öyle bir görevdir. Bunun böyle olduğunu kabul edip etmemek, yukarıdaki âyetlerde belirtildiği üzere, herkesin kendi bileceği iştir.

Allah’a ve Rasûlullah’a itaati emreden bu âyetlerin gönlümüzdeki imanı ve itaat duygusunu iyice perçinlemesini niyâz eder, hepinizi Allah’a emanet ederim, sevgili kardeşlerim.