|
Dünya çocuklarla güzeldir. Yavrularımızın hep güzel
kalması, daima gözümüzü aydınlatması en büyük arzumuzdur. Çünkü bizden
sonra her şey onların eline kalacak, geleceğimize onlar şekil
vereceklerdir. Bu şeklin güzelliği çocuklarımızın iyi birer insan
olmalarıyla mümkündür.
Bir başka gerçek de çocukların bize Allah emâneti
olmasıdır. İşte bu sebeple her anne-baba çocuklarının iyi yetişmesinden,
iyi birer terbiye almasından sorumludur. Zaten anne-babanın çocuğuna
verebileceği en değerli servet iyi bir terbiyedir.
Biz Allah’a gönül vermiş kimseleriz. Yüce Rabbimiz’in
bizden dünyayı güzelleştirmeyi, doğruluğu ve iyiliği yeryüzüne yaymayı,
kötülüğün iyiliği yok etmesine fırsat vermemeyi istediğini bilmekteyiz.
O’nun bizden istediği daha önemli görev ise hem kendimizi hem
çocuklarımızı ölümle birlikte başlayacak yeni bir hayata hazırlamak, o
hayatta bizi bekleyen tehlikelerden daha şimdiden uzak durmaktır. Şunu
da hiç unutmamak gerekir: Kâinatın Yüce Rabbi, bugün bizden istediği
görevleri yarın da çocuklarımızdan isteyecektir.
İşte bu tür gerçekleri dikkate alarak yavrularımızı
yarınlar için hazırlamak, onları geleceğin zor şartlarına dayanacak
güçte yetiştirmek mecburiyetindeyiz.
Önce Sevgi
Çocuğu iyi yetiştirmenin ilk şartı onu gönülden sevmek ve
sevgi denen o can suyunu ona sindire sindire içirmektir. Kâinât sevgi
üzerine kurulduğu için insana yaşama gücü veren de bu âb-ı hayattır.
Sevgiyle beslenen kimselerin sıkıntılara daha kolay katlandığı,
zorlukları daha kolay yendiği bilinmektedir.
Bütün sevgilerin kaynağı ve zirvesi Allah sevgisidir. Bu
sebeple büyükler küçükleri her şeyden önce sevginin kaynağına
götürmelidir. Onu Allah’ın anne ve babasından daha çok sevdiğini, şu
güzel ve alımlı dünyayı kendisi için yarattığını hatırlatmalıdır. Bütün
varlıkları bir gökkuşağı gibi kucaklayan sevgi çemberini ona göstermeli,
bu çembere sıkıca sarıldığı sürece daha mutlu olacağını, her zorluğu
kolaylıkla göğüsleyeceğini öğretmelidir.
Çocuk sevgiyi tattıkça, Allah’ı ve Allah sevgisini
tanıdıkça dünyaya Allah’ın sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmak için
geldiğini anlayacak, her fırsatta yüzünü O’na dönecek, sırtını O’na
dayayacak, böylece Allah’tan ve Allah sevgisinden güç alacaktır.
Allah sevgisini yudumlayan, Peygamber muhabbetini tadan
bir çocuk Yüce Rabbine giden geniş bir yolun ortasında bulunduğunu
anlayınca, kollarını iki yana açarak o solmayan ve eskimeyen güzelliğe
doğru koşmaya başlayacaktır.
Melek Yüzlü Yavrular
Mâneviyatı güçlü olan insanların hayata sevgiyle baktığı,
etrafındaki güzelliklerin farkında ve şuurunda olduğu bilinen bir
gerçektir. Pırıl pırıl yüzleriyle melekleri andıran, insanın gönlünde
sevgi ve şefkat duyguları uyandıran yavruların mânevî duygulardan
yoksun; Allah, Peygamber, din, ölüm ve ölümle başlayan sonsuz hayat
konularında bilgisiz yetiştirilmesi onlara yapılacak en büyük
haksızlıktır. Hiç kimsenin bu haksızlığa hakkı yoktur. Allah çocukların
kalplerini kendi dinini benimsemeye elverişli yarattığı halde onlara
İslâmiyet’in güler yüzünün göstermemek olacak şey değildir.
Çocuklara her şeyin dünya hayatından ibaret olduğu
düşüncesini telkin edenler veya daha iyimser bir söyleyişle, Allah’a
inanmanın ve Müslüman olduğunu bilmenin insana yeteceğini söyleyenler bu
yavrulara en büyük fenalığı yapmaktadır.
Günümüzde dinimizin güzel yüzünü görmeden ve onu
tanımadan yetişen milyonlarca çocuk vardır. Bu çocukların gönlündeki
dinî duygular, gerçekle örtüşmeyen hayat görüşleri yüzünden
filizlenmeden yok edilmektedir.
Esasen dinin insana can veren havasından uzak, kurak ve
çorak bir çevrede yetişen anne-babalar çocuklarına bundan başka ne
verebilir? Dindarlığı tehlikeli bulduğu için çocuğuna dini öğretmek
istemeyen, âhiretten bahsedilince keyfi kaçan, ağzının tadı bozulan
kimseler çocukların dinî bilgilerden mahrum yetiştirmekle hem onların
hem de insanlığın geleceğini tehlikeye attıklarını düşünmezler.
İyilik, güzellik, doğruluk, dürüstlük, mertlik,
fedakârlık, şefkat ve merhamet gibi erdemler kendiliğinden meydan
gelmez. Bu erdemler birer ayrık otu değil, müstesnâ birer çiçek olduğu
için gül yetiştiren bahçıvanın titiz bakımıyla gelişip boy atar. Birer
örnek şahsiyet olan peygamberler bile, sahip oldukları erdemleri Allah
Teâlâ’nın kendilerini özel surette yetiştirmesiyle kazanırlar. Bakımsız
bir bahçede çiçeklerin açtığı, güllerin yetiştiği nerede görülmüştür?
İşte bu sebeple çocuklarımızı özenle eğitmek, Allah Teâlâ’nın istediği
doğrultuda yetiştirmek mecburiyetindeyiz.
Kitap ve Çocuk
Eğitimin en önemli, en değerli aracı kitaptır. Kitaplar,
faydalı bilgileri, güzel öğütleri titizlikle sakladığı için yavrularımız
her istediklerinde, bir aracıya gerek kalmadan o bilgi hazinesine
kolayca ulaşırlar. Yazılarını okuyarak, resimlerine bakarak ve onlara
dokunarak kitapla samimi bir arkadaşlık kurarlar.
Kitap okuma zevkine ve alışkanlığına sahip olan çocuklar,
ellerine aldıkları her faydalı kitapla samimi bir arkadaş gibi
kucaklaşırlar. Çocuklarımızı bu güzellikten mahrum etmemek için
anne-babaların ve öğretmenlerin onlara okuma alışkanlığını
kazandırmaları zorunludur.
Çocukla kitabın doğrudan anlaşıp kaynaşabilmesi için,
çocuk kitaplarında seviyenin titizlikle gözetilmesi şarttır. Yaşına
uygun özellikleri taşımayan kitap çocuğun ilgisini çekmez. İşte bu
sebeple yavrularımız için kitap yazanların çocuk dünyasını tanıması,
çocuğun zihnî gelişmesini bilmesi, ona söylemek istediklerini açık ve
berrak bir şekilde ifade etmesi kaçınılmazdır.
Dinî Kitapların Çizgisi
Çocuklar için yazılan kitapların bir kısmında onlara dinî
duyguları, ahlâkî erdemleri benimsetmek ön planda gelir. Bu tür
kitapların yazarları çocuğa güzel davranışları kazandırmayı daha önemli
görürler. Yeri gelince çocuğun “bismillâh” veya “elhamdülillah”
demesini, güzel bir davranış ortaya koymasını yeterli kabul ederler.
Onlar, ifade yerindeyse, çocuğa uzaktan camiyi göstermenin ve artık
gerisini ona bırakmanın daha uygun olacağını düşünürler.
Bu düşünce elbette saygıyla karşılanmalıdır. Çocukta
güzel duyguları geliştirmek, ona iyi ve doğruyu göstermek elbette çok
önemli ve gerekli olmakla beraber yeterli değildir. Camiye kadar gelen
yavruya birilerinin şefkatle kucak açması, ona caminin içini tanıtması,
daha açık bir söyleyişle Allah’ın varlığını, O’na ibadetin gereğini, bu
ibadetin nasıl yapılacağını öğretmesi, bize dinimizi getiren Peygamber
Efendimiz’i, onun hayatımızdaki yerini, onu ne kadar sevmemiz
gerektiğini, onun davranışlarını kendimize model almayı Allah’ın
emrettiğini belirtmesi de önemli, hatta gereklidir.
Dinî Kitaplarda Muhteva
Çocuk kitapları çocuğa iyi, güzel ve doğru olanı
benimsetmeli, onun hayatını bu yönde etkileyip kişiliğini
geliştirmelidir.
Çocuğa hayatta yalnız olmadığı, her zaman yanında onu
seven ve koruyan Yüce Rabbinin bulunduğu inancı vermeli, dinin güzelliği
ve vazgeçilmezliği hissettirilmelidir.
Din, onu en iyi şekilde yaşayandan öğrenilir. Bunu için
Allah Teâlâ Peygamberimizi bize model olarak göndermiştir. Bu gerçek
unutulmamalı, çocuklara Peygamber Efendimiz’in örnek davranışları güzel
bir anlatımla sevdirilmelidir. Onun Allah’a bağlılığı, Allah’ı sevmesi,
dinî coşkusu, sabrı, şükrü, sade hayatı, insanlara ve hayvanlara
merhameti, hoşgörüsü, çocuklara olan sevgisi, tevazuu, yardımseverliği,
cömertliği, fedakârlığı, misafirseverliği, çalışkanlığı gibi güzel
halleri çocuğa benimsetilmelidir.
Peygamber Efendimiz’in öğrencileri durumundaki ashâb-ı
kirâmın örnek hayatları ve Resûl-i Ekrem’e bağlılıkları câzip misâllerle
ortaya konmalıdır.
Din, âdet ve geleneklerle bir bütün olduğundan, dinin
güzelliği hayatın içinden alınacak örneklerle canlı bir şekilde
sunulmalıdır.
Çocuk kitaplarının bir hedefi de ona hayatı, insanı,
ailesini, Müslüman kardeşlerini ve diğer varlıkları sevdirmek olmalıdır.
Bunun için de çocuk hikâyelerinin kahramanları İslâm ahlâkını özümseyen,
ölçülü davranışlara sahip olan, ortaya koyduğu yiğitlikleri kendi
gayretiyle değil Allah’ın yardımıyla yaptığını sık sık tekrarlayan
kimselerden seçilmelidir.
Dini Kitaplarda Şekil ve İfade
Çocuklar için yazılan kitaplarda muhteva kadar ifade,
şekil ve albeni de önemlidir. Özellikle dinî bir duyarlılıkla yazılan
kitapların ifadeleri son derece güzel ve anlaşılır olmalıdır. Konular
özlü, sade ve kısa cümlelerle anlatılmalıdır. Dilin sade olması ifadenin
basit olması demek değildir. Duygudan yoksun kuru cümlelerle yazılan
kitabın çocuğa câzip gelmeyeceği bilinmeli, her cümle özenle yazılmalı,
birbiriyle uyumlu kelimeler titizlikle seçilmeli, çocuğun dil zevkine
saygı gösterilmelidir.
Çocuk kitapları çocuğun ilgisini çekecek bir güzellikte
ve mutlaka resimli olmalıdır. Okul öncesi veya okula yeni başlayan
çocuklar için yazılan kitapların resimleri yazıdan daha çok olmalı,
seviye yükseldikçe resim azalmalı, anlatıma ağırlık verilmelidir.
Resimler anlatılan konuyla bir bütünlük içinde olmalı,
çocuğun konuyu kavramasına yardım etmeli, hayal gücünü geliştirmelidir.
Bunun için de kitabın yazarı veya yayıma hazırlayanı ressamla yakın
temas içinde olmalı, ondan nasıl bir resim istediğini açık, seçik
anlatmalı, gerektiğinde resmin yeniden yapılmasını sağlamalıdır.
Avrupa, Amerika gibi ülkelerde çocuklar için hazırlanan
kitaplarda kilise, haç, papaz gibi dinî motifler özellikle verilir.
Müslüman yavrular için hazırlanan kitaplar bir başka dinin propaganda
aracı olmayacağına göre, dinî ve millî motiflerimiz bol bol verilirken
başka dinlerin motifleri bizim kitaplarımızda kesinlikle yer
almamalıdır.
Çocuklara dini benimsetmek için yazılan bazı kitaplarda
istenen ölçünün yakalanmamış olması üzüntü vermektedir. Muhteva
bakımından iyi sayılabilecek bazı çocuk kitaplarının kâğıt, resim ve
şekil bakımından yetersiz olduğu görülmektedir. Bunun tam aksine
resimleri mükemmel, baskısı kaliteli bazı kitapların da bilgi açısından
yavan ve yetersiz olduğu göze çarpmaktadır. Demek oluyor ki, kaliteli
çocuk kitabı yayımlamak için masraftan kaçınmayan bazı yayıncılar dolgun
muhtevalı metinler bulamadığı için onca masrafı hebâ etmektedir. Öte
yandan ellerinde iyi metinler bulunan bazı yayıncılar, belki de yaptığı
işin önemini, yolunu, yordamını yeterince bilemediğinden o güzel
metinleri ziyan etmektedir.
İşe tamamen ticarî açıdan bakan bazı yayınevlerinin bizim
de bir Kur’an meâlimiz veya namaz hocası olsun diye kaliteyi dikkate
almadan ehliyetsiz kişilere kitap sipariş etmeleri ne kadar yanlışsa,
“piyasası var, biz de çocuk kitabı yayımlayalım” düşüncesiyle ortaya
çıkmak da o kadar yanlış bir tutumdur.
Hizmetin Şekli
Teknoloji durmadan gelişmekte, insanları cezbeden
buluşlar birbiri ardına gün yüzüne çıkmaktadır. Televizyonun kısa
zamanla eskiyeceği, bilgisayarın onun yerine geçeceği söylenmektedir.
İnsanları cezbeden zengin muhtevalı internet siteleri yazının
eskimeyeceğini göstermektedir. Faydalı bilgilerin kitap sayfalarında
veya bilgisayar ekranlarında insanlarla buluşmaya devam edeceği, sadece
bilginin sunuş tarzının değişeceği anlaşılmaktadır. Elbette çocukları
düşünen ve onlara hizmeti önemseyen kimseler zamanın şartlarını dikkate
alacak ve çalışmalarını ona göre yapacaklardır.
Zaman ve teknoloji ne kadar değişirse değişsin,
piyasalar kriz içinde olsun veya olmasın şiddetli okuma isteğine rağmen
kitapla buluşamayan çocuklar her zaman var olagelmiştir. İyi kitap
yazmak, onları kaliteli şekilde basmak ne kadar önemliyse, kitapla
buluşamayan yavruları kitapla buluşturmak da o kadar önemlidir.
Vakıfların, özel veya resmî kuruluşların bir görevi de kitap alamayan
çocukları kitapları bedava dağıtmak veya para vermeden okumalarının bir
yolunu bulmak olmalıdır.
Bütün marifet çocukla kitabı, o iki ezelî dostu her zaman
kucaklaştırabilmektir.
Bu yazı Erkam Yayınlarınca hazırlanan Aileler ve
Eğitimcilere Çocuk Kitapları Rehberi’nde
(İstanbul 2003) yayımlanmıştır.
|