Allah’ı Zikretmek

Yaşar Kandemir hocamızın 2008 Kasım ayında Altınoluk Dergisi’nde yayınlanan makalesi. (Sayı: 273 Sayfa: 028)

Kur’ân-ı Kerîm’in bildirdiğine göre;

Allah’ı zikretmek en büyük ibadettir.

Ebedî kurtuluşa ermenin yolu Allah’ı çok zikretmektir.

Kalpler, ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur.

Onun için mü’minler  Allah’ı çok zikretmelidir;

sabah akşam, yüceliğine yakışmayan sıfatların Allah’ta bulunmayacağını söyleyip “sübhânallah” diye Onu tesbih etmelidir.

Allah Teâlâ, kendisini çok anan erkek ve kadınlara bir bağışlanma ve pek büyük bir ödül hazırlamıştır.

Allah anılmayı ister

Allah Teâlâ, kulunun boyun büküp yalvara yakara, derin bir ürpertiyle ve sesini yükseltmeden sabah  akşam kendini anmasını ve gafillerden olmamasını ister.

Her zaman ve her durumda, ayakta, otururken, yan yatarken bile kulunun kendisini anmasını diler.

Siz beni anın, ben de sizi anayım buyurur.

Şimdi bu konuda bir de Peygamber Efendimiz’e kulak verelim:

Bir kul Allah’ı yalnız başına anarsa, Allah da onu yalnız başına anar.

Kul, Rabbini bir toplulukla beraber anarsa, O da kulunu, daha hayırlı bir topluluk içinde anar.

Ve Allah şöyle buyurur:

“Kulum beni andığı, dudakları benim adımı söyleyerek kıpırdadığı zaman ben kulumla beraber olurum.”

Zikir insanı yüceltir

Efendimizin sohbeti devam ediyor:

Allah’ı çok anan erkeklerle kadınlar öne geçerler.

Onların dillerindeki zikir, sırtlarındaki günah yükünü indirir; böylece kıyamet gününde Allah’ın huzuruna hafiflemiş olarak gelirler.

Cenâb-ı Hakk’ın en sevdiği şey, kulunun Allah’ı anarak ölmesidir.

Birgün bir bedevî Resûl-i Ekrem’in huzuruna geldi.

“Ey Allah’ın elçisi!” dedi. “İslâmiyet’in emirleri pek çoğaldı. Bana, hiç ihmâl etmeden yapacağım az öz bir şey öğret!”

Peygamber Efendimiz ona:

“Dilin hep Allah’ı zikretsin” buyurdu.

Allah’ın övdüğü topluluk

Müslümanlar Allah’ı anıp zikretmek için bir araya gelirse,

bir yandan melekler onların etrafını sarar,

öte yandan Allah’ın rahmeti onları dört bir yandan kuşatıverir;

gönüllerine derin bir huzur dolar,

ve Allah Teâlâ büyük meleklerine onları metheder.

Tenhâda Allah’ı anıp gözleri yaşla dolan kişiyi, hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teâlâ kendi gölgesinde barındırır.

En üstün zikirler

Resûl-i Ekrem Efendimizi dinlemeye devam ediyoruz:

Zikrin en faziletlisi “lâ ilâhe illallah” demektir.

Söylenişi kolay olan, mizanda pek ağır gelen ve Rahmân olan Allah’ı çok hoşnut eden iki cümle vardır:

“Sübhânallahi ve bi-hamdihî sübhânallahi’l-azîm.”

“Sübhânallahi ve bi-hamdihî” diyene cennette bir hurma ağacı dikilir.

“Sübhânallahi ve bi-hamdihî” zikrini sabah, akşam yüzer defa söyleyen kimse, kıyamet gününde Allah’ın huzuruna en değerli zikri söylemiş biri olarak çıkar.

“Sübhânallahi ve bi-hamdihî” zikri, Allah Teâlâ’nın melekleri ve kulları için seçip uygun gördüğü bir zikirdir.

Günde yüz defa “Sübhânallahi ve bi-hamdihî” diyen kimsenin, deniz köpüğü kadar günahı olsa hepsi bağışlanır.

Allah Teâlâ sözlerin arasından dört değerli cümleyi seçmiştir:

Bunlar “sübhânallah”, “elhamdülillâh”, “lâ ilâhe illallah” ve “Allahü ekber” sözleridir.

Bir kimse “sübhânallah” dediğinde ona yirmi sevap yazılır, yirmi günahı affedilir.

“Allahü ekber” dediğinde yine böyle olur.

“Lâ ilâhe illallah” dediğinde yine aynı şekilde hem sevap kazanır hem günahı bağışlanır.

İçinden gelerek “elhamdülillâhi rabbi’l-âlemîn” dediğinde ise, ona otuz sevap yazılır, otuz günahı affedilir.

Bu zikirlerin belli bir sırası yoktur; önce hangisi söylense fark etmez.

Şunu da bilmelidir:

“Elhamdülillah” sözü mizânı doldurur;

“sübhânellah” ve “elhamdülillah” zikirleri ise yer ile gökler arasını sevap ile doldurur.

Allah’ı çok zikretmelidir

Peygamber Efendimizi dinlemeye devam ediyoruz:

İnsanlar! Allah’ı zikrediniz!

Önce yeri yerinden oynatan birinci sûr üflenecek.

Arkasından ikincisi gelecek.

Ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak. Evet, ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak.

Rabbinizin yanında amellerinizin en hayırlısı, en verimlisi,

derecelerinizi en fazla yükseltecek olanı,

Allah rızâsı için altın, gümüş dağıtmaktan daha sevabı,

düşmanınızla çarpışıp onları öldürmekten veya bu yolda öldürülmekten daha faziletlisi nedir, biliyor musunuz?

Allah’ı zikretmektir.

Birgün Resûl-i Ekrem:

“Cennet bahçelerine uğradığınız zaman, oradan bol bol istifade ediniz” buyurmuştu.

Sordular:

“Cennet bahçeleri nedir, Ey Allah’ın elçisi?”

Şöyle cevap verdi:

“Cennet bahçeleri; sübhânallah, elhamdülillah, lâ ilâhe illallah, Allahü ekber diye Allah’ın zikredildiği zikir halkalarıdır.”

Çok istiğfâr etmelidir

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Estağfirullah” diyerek Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyiniz ve Ona tövbe ediniz.

“Onlar, “estağfirullah” diye bağışlanma dilerken Allah onları cezalandırmaz.

Peygamber Efendimizi dinleyelim:

Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla “estağfirullah” diyerek tövbe ederim.

Amel defterine bakınca mutlu olmak isteyen, çok istiğfâr etsin.

Amel defterinde çok sayıda istiğfâr bulacak kimseye müjdeler olsun.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

Ey âdemoğlu!

Günahların gökyüzünü kaplayacak kadar çok olsa, sonra da istiğfâr ederek benden af dilesen, günahlarının çokluğuna bakmadan hepsini affederim.