Allah’a İman

Yaşar Kandemir hocamızın 2008 Temmuz ayında Altınoluk Dergisi’nde yayınlanan makalesi. (Sayı: 269 Sayfa: 028)

Allah Teâlâ bütün kullarına şu emri göndermiştir:

“Benden başka Tanrı yoktur; sadece bana ibadet edin.”

Bu özlü emriyle Yüce Rabbimiz bizden:

Kendisinden başka Tanrı bulunmadığını bilmemizi ister.

Allah’a iman eden kimsenin hiç kopmayacak bir kulpa yapıştığını söyler.

Göklerde ve yerde olan her varlığın, isteyerek veya istemeyerek Allah’a boyun eğdiğini, insanın da İslâmiyet’ten başka bir din aramaması gerektiğini belirtir.

Kısacası:

Herkes Rabbine dönmelidir; herkes Allah’ın insanı yaratırken onun içine koyduğu din duygusunu benimsemelidir.

Çünkü herkes, Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi, Allah’ın dinini kabul edecek bir yapıya sahiptir.

Kur’ân-ı Kerîm’in pek çok âyetinde;

Allah’a inanıp güzel işler yapanlara eşsiz cennet nimetleri verileceği müjdelenir.

Allah’a inanmayanların ise, dünyada ve âhirette felâketlerle karşılaşacağı dile getirilir.

Allah’ı en iyi anlatan âyet

Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de, bilmemizi istediği kadarıyla, bize kendisini tanıtmıştır. Onun hakkında en derli toplu bilgi veren, tek Allah inancını en açık şekilde ortaya koyan âyet, “âyetü’l-kürsî”dir. Peygamber Efendimiz onun Kur’an’ın en büyük âyeti olduğunu söylemiştir.

Âyetü’l-kürsî’nin anlamı şöyledir:

“Allah O’dur; başka tanrı yoktur;

her zaman diridir;

her an bütün kâinâtı yönetendir;

ne uyuklar, ne uyur;

göklerde, yerde ne varsa hepsi O’nundur.

İzni olmadan kim kalkıp da O’nun huzurunda şefaat edebilir?

Yarattıklarının yaptıklarını, yapacaklarını bilir;

kulları ise O’nun ilminden ancak uygun gördüğü kadarını kavrayabilirler.

İlmi, gücü ve kudreti bütün gökleri, yeri kucaklar

ve bunları koruyup gözetmek kendisine ağır gelmez.

En yüce ve en büyük yalnız O’dur” (Bakara 2/255).

Kelime-i tevhîd

Bir kul Allah’a iman ettiğini yani mü’min olduğunu nasıl gösterecektir?

Peygamber Efendimizin buyurduğuna göre, imanın altmış veya yetmiş kadar dalı vardır. Bunların en başında “lâilâhe illallah” sözü gelir.

“Lâ ilâhe illallah” diyen kimse, Allah’ın bir ve tek olduğunu söylemiş olur.

Bu söze, Allah’ın bir ve tek olduğunu söylemek anlamında  kelime-i tevhîd denir.

Kelime-i tevhîd’in önemi ve insana neler kazandırdığı konusunda Allah’ın elçisisini dinleyelim:

Lâ ilâhe illallah diyen cennete girecektir.

Allah’tan başka tanrı olmadığını bilerek ölen cennete girecektir.

Son sözü, “Lâ ilâhe illallah” olan cennete girecektir.

“Lâ ilâhe illallah” diyen kimse, daha önce ne yaparsa yapsın, bu söz onu bir gün kurtaracaktır.

Peygamber Efendimiz amcası Ebû Tâlib’in Müslüman olmasını çok istiyordu. Bu isteğini ona bir çok defa söyledi. Amcası ölüm döşeğinde yatarken bir kere daha:

“Amca! Lâilâhe illallah, de! Ben de kıyamet gününde senin lehine şâhitlik yapayım” dedi.

Fakat amcası:

“Yiğenim!” dedi. “Korktuğu için Müslüman oldu diye Kureyş halkının beni ayıplamayacağını bilsem, o dediğin sözü söyleyerek seni mutlaka memnun ederdim.” Bu olay üzerine şu âyet indi:

 

“Ey Peygamber!

Sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin; Ancak Allah dilediğine hidayet verir”(Kasas  28/56).

Allah’ın Güzel İsimleri

Mekkeli putperestler, Peygamber Efendimiz’den, inandığı Tanrı’yı anlatmasını istedikleri zaman, Allah Teâlâ’yı en belirgin özellikleriyle kısaca anlatan İhlâs sûresi indi:

“Şunu söyle:

O, Allah birdir.

Allah hiçbir şeye muhtaç değildir; her şey O’na muhtaçtır.

O doğurmamış ve doğmamıştır.

Kimse O’nun dengi değildir.”

Kur’ân-ı Kerîm’de Allah Teâlâ’nın bazı isim ve sıfatları zikredilmiş, “En güzel isimler Allah’ındır” buyurulmuştur.

“Esmâ-i hüsnâ” da denilen o en güzel isimler şu üç âyette topluca verilmiştir:

“O, kendisinden başka tanrı bulunmayan Allah’tır.

Görüneni de, görünmeyeni de O bilir.

O merhamet eden, koruyup gözetendir.

O, kendisinden başka tanrı bulunmayan Allah’tır.

Her şeyin sahibi O’dur.

Eksik ve çirkin sıfatlarla bir ilgisi yoktur.

Bütün esenlik O’ndan gelir.

Güven verip vaadini yerine getirendir.

Evrene hâkim olup onu yönetendir.

Yenilmeyen tek galiptir.

İradesine asla karşı çıkılmaz.

Büyüklüğünü ve yüceliğini gösterendir.

Şanı yüce olan Allah, insanların tanrılık yakıştırdıkları her şeyden uzaktır.

her şeyi O yaratır.

Var edendir.

Yarattıklarına dilediği gibi şekil ve özellik verendir.

En güzel isimler O’nundur.

Göklerde ve yerde ne varsa O’nun şanını yüceltir.

O güç ve kudret sahibidir,

Her şeyi yerli yerince yapandır” (Haşr 59/22-24).

Peygamber Efendimiz, Allah’ın en güzel isimlerinden (esmâ-i hüsnâdan), yukarıda sayılanların da için de bulunduğu “doksan dokuz” ismi saymış ve bunları ezberleyip benimseyenlerin cennete gireceğini müjdelemiştir.

Her şeyi yapan O’dur

Pek çok âyetten öğrendiğimize göre,

her şeyi elinde tutan,

alıp veren,

yükseltip düşüren,

öldürüp dirilten sadece Allah Teâlâ’dır.

Şu iki âyet bunu göstermektedir:

“Ey Peygamber! Şöyle de:

Ey mülkün sahibi olan Allahım!

Sen mülkü dilediğine verir, dilediğinden de çekip alırsın.

Dilediğini aziz eder, dilediğini zillete düşürürsün.

Bütün hayır senin elindedir. Elbette senin gücün herşeye yeter.

“Gündüzü geceye katar, geceyi de gündüze katarsın.

Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın.

Dilediğini de hesapsız şekilde rızıklandırırsın” (Âl-i İmrân 3/26-27).